Konfor Alanı

Televizyon izlerken genelde aynı koltuğa uzandığınızı, yemek yerken genelde aynı sandalyeye oturduğunuzu, genelde yatağın aynı konumunda uyuduğunuzu, aynı su bardağı takımı ile su içtiğinizi, aynı fincan seti ile kahve içtiğinizi fark ediyorsunuz değil mi? Eve yemeğe misafir geldiği zaman sizin sandalyenizde yemek yemesi inanılmaz derecede rahatsızlık uyandıracaktır. Ne yediğiniz yemekten zevk aldınız, ne de aynı sandalye seti olmasına rağmen oturduğunuz sandalye sizinki kadar rahat gelecektir. Ertesi gün farklı misafir geldi ve yine biri sizin yerinize oturdu. Yine farklı bir yere oturdunuz ve aslında evinizin manzarasının ve ışık açısının daha iyi geldiğini fark ettiniz. Senelerdir yaşadığınız evin o açısını keşfetmenize destek olan tek şey; konfor alanından çıkmış olmanızdır.

Konfor alanı, insanın kendini bulunduğu durumda her şeyi kolay kontrol edebildiğini düşündüğü ve kendini rahat hissettiği ve psikolojik olarak güvende hissettiğini düşündüğü ortam veya duygudur.
Konfor alanından çıkmazsanız göremezsiniz

Konfor alanında kaldığınız süre boyunca, ne olabileceğini asla bilemezsin, yaşamanın farklı bir yolunu asla bilemezsiniz, olayların diğer tarafını asla bilmezsiniz ya da olayı çok güzel özetleyen Amerikalı yazar Kurt Vonnegut’tan alıntı edecek olursak; olmayı deneyimlemeyi, içinizde ne olduğunu bulmayı, ruhunuzu büyütmeyi asla bilemezsiniz.

Konfor alanından çıkarsanız göreceksiniz

Şimdi alışkanlıklarımıza, saplantılarımıza ve konfor alanına gömülünce nelerin olmayacağını gördük, artık spesifik olursak neler olur gelin bunlara bakalım! Anlatılanlar tecrübe ile sabittir.

Kişisel gelişim için kendinize alan tanırsınız

Zorlayıcı bir şeyle yüzleştiğinizde, bu genellikle yeni ve alışkın olduğunuzdan farklı olan bir şeydir. Bu yeni durum sizi bununla başa çıkmak için çözümler bulmaya zorluyor. Rahat olduğunuz ortamda öğrenmek zorunda kalmayacağınız şeyleri öğrenme olasılığınız daha yüksektir.

Esneklik kasınızı çalıştırırsınız

Kendi çevrenizden her çıktığınızda, hayatta kalmak için uyum sağlamayı öğrenirsiniz. Daha iyi iletişim kurmak, sorulara yanıtlar almak ve bundan en iyi şekilde yararlanmak için sahip olduğunuz becerileri kullanmak için beceriler geliştirmeniz gerekeceğini çok daha net anlıyorsunuz.

Merakınızı besliyorsunuz

Konfor alanınızdan çıkmak size dünyanın sandığınızdan daha büyük olduğunu gösterir. Zira keşfedilecek çok şey var, öğrenilecek şeyler, tanışılacak insanlar, sizi daha derin düşündürecek sohbetler, merak etmenizi, sorgulamanızı ve tutmanızı sağlayacak küçük şeyler zihninizin açık olmasını sağlayacaktır.

Daha fazla bilgelik kazanırsınız

Yeni bölgeleri keşfetmek, hayatta deneyim kazanmak demektir. Deneyim öğrenmek için gereklidir. Öğrenme bilgiye götürmelidir. Ve uzun süreli bilgi arayışı bilgeliğe yol açmalıdır. Bu zaman alır ve avantaja dönüştürebileceğiniz bir şeydir, çünkü zaman her zaman size karşı değildir. Zamanın sizin lehinize çalışmasını sağlarsınız.

Kendinizle ilgili yeni şeyler keşfedersiniz

Kendinizi şu anki hayatınızda hapsederseniz kim olabileceğinizi nasıl bilebilirsiniz ki? Ya zorlu bir meydan okumayı üstlenirseniz, imkansız gibi görünen o hedefe giderseniz, tam da bu anda mümkün olanın ötesine uzanmanızı sağlarsa? Ya bu düşünme tarzı yalnızca size değil, diğer insanlara da yardımcı olabilecek güçlü yönleri keşfetmenize izin verirse? Bilinmeyene gitmek, kesinlikle rahat olanın dışında zor bir yolculuktur. Risk almak gibi gelebilir. Ama emin olun bunun sonucu paha biçilemez olacak.

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: