İstanbul Bilişim Güvenilir Mi?

Dolandırıldık diye her sosyal mecradan hashtag atarak avazı çıktığı kadar bağıranlardan olmasaydım kendime kızardım açıkçası. Bu hazin dolandırma olayı, dolandırma olayı derken dolandırıldım mı onu da net olarak bilmiyorum, İstanbul Bilişim adlı firma ve ben dahil bir çok mağdur arasında gerçekleşiyor.

Ne zamandır Playstation 4 almayı planlıyordum. Trendyol’da bir çok istediğim oyunun indirime girdiğini görünce hemen “O gün bugün ulan Furkan!” dedim ve fiyat, özellik arayışlarına başladım. Tüm firmalara baktıktan sonra İstanbul Bilişim’in bir başka e-ticaret sitesi olan Gittigidiyor dükkanlarında ki ürünlere göre 320 TL daha ucuz olduğunu fark edince, o zaman çift kol alayım, gözüm gönlüm bayram etsin diyerek 15 dakika önce TV’den reklamını izlediğim İstanbul Bilişim’den Playstation siparişini ve Trendyol’dan da oyunların siparişini oluşturup ödemelerini tamamladım.

Üçüncü gün içerisinde Trendyol’dan siparişini verdiğim oyunlar geldi, İstanbul Bilişim’de 15 iş günü içerisinde kargoya verilecektir ibaresini gördüğüm için içim rahat şekilde yeni oyunları oynayabileceğim  oyun konsolu için heyecanlı bekleyişe geçtim. 15. iş günü dolup, üzerinden kargo süresi olan 3 iş günü de geçtikten sonra beni hiç bir kurye firmasının aramamasından kıllanarak İstanbul Bilişim web sitesine girdim ve siparişimi sorgulattım. Ödeme tamam, sipariş tamam, ürün? Ürün yok. Nerede? Yazmıyor. Bir hışım ile müşteri hizmetleri olan 0850 333 0912 numarasını arayıp, sipariş sorgulama için 1’e bastıktan sonra tam 32 dakika hatta bekledim ve akabinde bir insan sesi duydum;

+ İstanbul Bilişim ben Derya.

– Derya selam, DP-2414206 sipariş verdim, 18 iş günü geçti fakat siparişim henüz kargoya verilmemiş. Bilgi de vermediniz, kontrol eder misiniz?

+ Evet Furkan Bey tedarikçi firma kaynaklı stok girişi henüz yapılmamıştır. Tedarikçi firma ürünü gönderdiği taktirde hemen size iletilecektir.

– Tedarikçi… Hmm.. Ne kadar sürer peki?

+ Şu tarihe kadar giriş beklemekteyiz. (İki hafta sonra pazartesi)

– Tamam, kolay gelsin öyleyse.

“Amaan, 2 hafta beklemişiz, 2 hafta daha bekleriz ne olacak canım! Oyunlarım elimde zaten, gelir gelmez takıp oynayacağım, hem bu aralar işler de yoğun iyi oldu aslında zaman ayıramazdım.” diye kendimi avuturken başıma geleceklerden habersizdim.

2 hafta geçip, pazartesi de kargoya verilmeyince tekrar aradım;

+ İstanbul Bilişim ben Burak.

– Selam Burak. DP-2414206 kontrol eder misin?

+ Evet Furkan Bey, tedarikçi firma kaynaklı stok girişi henüz yapılmamıştır. Tedarikçi firma ürünü gönderdiği taktirde hemen size iletilecektir.

– Burak geçen de aynı bilgiyi vermiştiniz fakat gelen giden bir şey yok.

+ Şu tarihe kadar giriş beklemekteyiz. (Bir hafta sonra pazartesi)

– Teşekkürler Burak.

“Furkan!” dedim kendi kendime “bunun adı dejavu mu yoksa paradoks mu? Burada bir yanlışlık var. Sonu hayrola.” Bu süreç her hafta pazartesi tekrarlandı. Benim güvencem “Mesafeli Satış Sözleşmesi” idi. Çünkü adamlar sözleşmeye kocaman yazmışlar; “Ürün sözleşme tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde teslim edilecektir. Ürününün teslim edilmesi anına kadar tüm sorumluluk SATICI’ya aittir.

Hey gidi yavrum heyy! Biz ne otuz günler gördük. Ne ürün geldi, ne konuşmalar standart dışına çıktı. Her hafta pazartesi aynı arama, aynı bilgi…

Yasal sürenin de dolması ile beraber Tüketici Hakem Heyetine ve CİMER’e başvurularımı yapıp arkama yaslandım. Ne mi oldu? CİMER, Tüketici Hakem Heyetine git benlik bir durum yok dedi, Tüketici Hakem Heyeti ise incelemeye aldı ve bir adım ötesine henüz gidemedi. Takip etmem gereken yer bir iken şimdi bir de iki oldu. Ne firma dönüş yapıyor, ne Tüketici Hakem Heyeti bir şey söylüyor.

Twitter, LinkedIN dahil olmak üzere irtibat kurulacak bir Allah’ın kulu yok. E-posta attım dönüş yok. Şikayet mercileri dönmüyor. Bir tek çağrı merkezinde çalışan garibim çocuklar var. Gelen onlara yükleniyor, giden onlara yükleniyor. Onlar da ellerine verilen script dışına çıkamıyor ve sürekli aynı bilgiyi aktarıyorlar.

Sosyal medyada para iadesi talebinin üzerinden bir ay geçmesine rağmen ödenen ücretim yatmıyor, ürünüm gelmiyor diye insanlar avazı çıktığı kadar bağırmaya devam ediyor. Fakat devlet kuruluşları dahil hiç bir muhatap bulunamıyor.

Ben şimdi ne yapıyorum? Bugün siparişi vermemin üzerinden geçen 68. günüm. Her pazartesi olduğu gibi bu pazartesi de arayıp hatta 30 dakika bekledikten sonra aynı bilgileri alıp, siparişin teslim süresinin bir hafta sonraya ertelendiği için bir sonra ki hafta Pazartesi gününü iple çekiyorum. Bunun adı öğrenilmiş çaresizlik oluyor sanırım. Ayrıca sipariş teslim süresinden dolayı geriye doğru saymayı öğreniyorum. Ama onu bile yanlış yapıyor bu firma!

İstanbul Bilişim’den ürün almayın, bedava görseniz de almayın. Onun stresini bile yaşar insan. Canınıza, kalbinize yazık. Kendinizi, sevdiklerinizi ve çevrenizi bu illet firmadan koruyun. Yazımı bir Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo filminden repliği ile sonlandırmak istiyorum;

– Bu işin sonu neye varır ben bilmirim. Sen devletsin, sen bilirsin. Gayrı hükmü sen ver gurban. Suç kimde?

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

One thought on “İstanbul Bilişim Güvenilir Mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: