Evde 17. Gün

COVID-19 sebebiyle evde çalışma düzenine geçeli 17 gün oldu. Bu süre zarfında yeni hobiler keşfederek eski alışkanlıklarımı bıraktığımı söyleyebilirim. Çok sosyal bir insan olduğumu düşünüyordum ama mağara adamı olmak içimde varmış bunu keşfettim!

İlk günler evde hayat nasıl geçecek diye düşünerek kendimi her boş anda arkadaşlarımın yanına atma çabası içindeyken, haberlerden izlediğimiz kötü olayların etkisi ile yaşadığımız ölüm korkusu mudur bilinmez son günlerde evde olmaktan zevk almaya başladığımı hatta virüs etkisi bitsin ama keşke evden hiç çıkılmasa dediğimi üzülerek kendime itiraf ediyorum. Bunu evde pinekleyip kilo almış hantal bir birey olarak değil, insanlardan uzak kaldıkça dedikodudan, insan haklarına girmekten, atılan kötü niyetli bakışlardan uzak kalmanın tadına varmış bir birey olarak söylüyorum.

Sadece bir yaram var ki içimde sormayın a dostlar. Kamp, doğa, avcılık, balıkçılık… Yaşadığım coğrafi konumdan dolayı bir çok balık türüne ait av sezonu bitmiş durumda fakat turna ve alabalık sezonu devam ediyor ve bu iki balık türü avlanmayı en çok sevdiğim balık türleridir. Bu süre zarfında avcılığa dair ne kadar video varsa izlediğimi söyleyebilirim. Bu aslında benim envanter oluşturabilmem açısından güzel oldu, izlediğim videolardan hem doğru bildiğim yanlışları öğrendim hem de hiç bilmediğim bilgileri edindim. Eksik malzemeleri keşfederek tamamlamanın da tam zamanı diyerek, doğa yaşamına dair gördüğüm her ürünü sepete attım. Tabi olağanüstü hal sebebiyle 5-6 gündür aldığım ürünler ne geliyor, ne gidiyor, ne haber alıyoruz. Gelse dahi her şey normale dönüp, bir gün kullanabilecek miyiz bilemiyorum.  Yaşadığım karamsarlığı umarım anlatabilmişimdir.

Çılgınlar gibi kitap okumayı düşünüyordum ilk zamanlar fakat çok tembelleşti hem fiziğim hem de zihnim. İş saatleri dışında yeni hobilerime ait envanter oluşturmak dışında televizyon karşısında pineklemekten başka pek bir şey yapamıyorum ne yazık ki. Netflix, D-smart, BluTV platformlarında neredeyse her dizi ve film hakkında bilgi sahibi oldum. Bu arada zamanında belli başlı diziler dışında her film ve dizi hakkında konuşanları eleştirdiğimi de üzülerek itiraf ediyorum. Tembelleşmiş bir zihin bu tarz erişimi ve uygulaması kolay etkinliklere daha çok yelteniyormuş. Acı bir tecrübe ile öğrendik.

Yeni hobiler derken hemen onlara da değineyim çünkü enerjim bitiyor acilen tembel ve üretmekten çok uzak zihnim ile dizi izlemeliyim; kıl testere ile doğadan alınmış ağaçları şekillendirip harika ahşap dekorlar elde etmek, evin tadilat işlerini yapayım diye çabalayıp öğrendiğim elektrik tesisatı bilgimi genişleterek yeni ışıklandırma sistemleri ile bu dekorları süslemek bu aralar iyi anlaştığım hobilerim arasında yer alacak gibi duruyor. Heves olarak kalmazsa ve tembelliğimi yenebilirsem; yaptıkça ve ustalaştıkça ahşap şekillendirme ve oymacılığına dair bilgileri de yazarım belki belli mi olur?

O zaman son olarak kamu spotunu da yapıştırdıktan sonra bana müsaade, evden çıkmayın, sevdiklerinizin ve hatta mümkünse gözünüzle gördüğünüz herkesin çıkmasını önleyin, sağlıcakla kalın. Bir gün bir kamp alanında, ateş başında görüşmek üzere!

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: