Evdeki Katil: Wifi

Başlık abartısız olarak atılmıştır gençler. Evinizde bir katil beslediğinizi biliyor musunuz? Üstelik sizin, ailenizin ve komşularınızın katilini kendi elektriğiniz ile besliyorsunuz! Kablosuz ağlar sağlığa zararlı mı diyecek olursanız her ne kadar sessiz ve masum görülse de kablosuz ağın zararları anlatmakla bitmez. Teknoloji çağının evimize kadar girmesini sağladığı modemler ve kablosuz ağlar yaydıkları radyoaktif sinyaller ile vücudumuzda ciddi zararlara sebep olmaktadır. Wi-Fi sağlığımızı nasıl etkiliyor sorusunu bildiklerimle ve araştırdıklarımla beraber yazarak okurlarımı uyarmak istedim.

Wifinin Zararları

Kablosuz ağlar elektromanyetik dalgalar üreterek etrafına yayarlar. Bu elektromanyetik dalgalar nedir diyecek olursanız, daha kısa yoldan anlatayım, Wifi radyasyon yayar ve bu radyasyon insan beyninin dalgalarına etki eder. Wifi’nin çocuk odasından, yatak odasından uzak tutulması gerektiğini ve kullanılmadığı saatlerde mutlaka kapatılması gerektiğini hatırlatarak, geniş kapsamda kablosuz ağların vücuda etkileri neler kısmına geçebiliriz.

Kadınlarda yumurta üretimini düşürüyor

Kablosuz internetin sağlığa etkileri hakkında İsveç’te fareler üzerinde araştırma yapılmıştır. Denek fareler 45 gün boyunca günde sadece 2 saat kablosuz ağ dalgalarına maruz bırakıldı. Sonuç olarak yumurta üretiminde anormal bir düşüş gözlendi. Biz yıllar boyunca neredeyse tüm gün bu dalgalara maruz kalıyoruz. Tehlikenin farkında mısınız? Ayrıca aynı bilim adamları Wifi hamile kadınlara zarar veriyor olarak notu da paylaştılar.

Erkeklerde sperm kalitesini düşürüyor

Wi-Fi sinyalinin verdiği hasar erkeklerde direkt olarak sperm kalitesini etkilemektedir. Hem hayvanlarda hem de insanlarda deneyler yapılmış olup, Wifi sperm kalitesini düşürüyor hatta Wifi kısırlığa sebep oluyor iddiaları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Wi-Fi kaynağından uzaklaştığınız her santimetre bir nebze de olsa zararın azalmasına destek olacaktır.

Beyin aktivitelerini azaltıyor

Wi-Fi ağlarının sağlık üzerinde etkisi araştırılırken, tesadüfen 4G sinyallerini araştıran bilim adamları Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) ile inceledikleri deneklerin beyinlerinin bazı bölgelerinde gerçekleşen aktivitelerin azaldığını gözlemlemiştir. Bu yazıyı boşuna evinizde ki katil olarak isimlendirmedim. Wi-Fi’nin zararları sadece bu kadar da değil.

Kalbinizin çalışma düzenini bozar

Beyne etki ederde kalbe etki etmez mi? Modemlerin zararları olarak radyoaktif sinyaller neredeyse tüm organlara olumsuz etkisi oluşturur. Wifi kalbin çalışırken strese kapılmasına ve sonrasında ise kalpte çarpıntı olmasına etki ettiği kanıtlanan bir diğer zararlardandır.

Uyku düzeninizi bozar

Rahat uyuyamıyorum diye çözüm arayışlarında olanlar telefonun kendilerinden uzak tutulması gerektiğini bilirler. Kablosuz ağlar uykuya dalma sürenizi direkt olarak etkiliyor desem? Düzensiz uyku sosyal hayatınızı mahvederken, depresyona girmenizi tetikler ve hipertansiyon riskinizi arttırır.

Kronik yorgunluğa sebep olur

“Özellikle ofis çalışanlarında fazla kronik yorgunluk sendromu, uykusuzluk, dikkat konsantrasyon bozukluğu şikayetleri yaygın bir şekilde görülüyor. Çalıştıkları yerde sürekli elektro manyetik sinyale maruz kalan kişiler gece verimli bir uyku uyuyamıyorlar ve çok ciddi kronik yorgunluk sendromu yaşıyorlar. Bu sorunların wifi sinyaline bağlı olma olasılığı çok yüksek.” Bunu ben demiyorum arkadaşlar. İşin üzerinde araştırma yapan ve tecrübe edinen bir doktor söylüyor.

Çocuk gelişimini olumsuz etkiler

Tüm organlara olumsuz etkisi olduğunu daha önce de söylemiştim. 2004 yılında yapılan bir çalışmada Wifi’nin böbrek gelişimine ve genel olarak hücre oluşumuna engel olduğu ispatlanmıştır. 2009 yılında da farklı bir çalışma yapılmış olup, beş sene önce yapılan çalışmaları desteklemektedir. Wifi hücre oluşumunu engeller ve çocukların büyümesini engeller.

Genetik bozuklulara yol açabilir

Genç, yaşlı veya kadın, erkek veya dalak, böbrek demeden her şeye zararı olan bu radyoaktif dalgalar DNA düzenine de saldırabiliyor ve bu saldırı etkisi ile genetik bozukluklara sebep olabiliyor. Bir diğer önemli bilgi ise, kafataslarının küçük olması ve daha ince bir yapıya sahip olmaları sebebiyle bu sinyaller en çok gençlere zarar veriyor olmasıdır.

Kanser riskini arttırabilir

Bilim dünyası bu konuda wifi kanser riskini arttırır ve kablosuz ağlar kanseri doğrudan etkilemez olarak çatışmaya girmiştir. İşte burada bilimden uzak, hayat ilminden nemalanan bir birey olarak yorum hakkını kendimde buluyorum. Tüm organlara ve hücrelere etkisi ispatlanan kablosuz ağlar, yaydıkları dalgalar ile kanseri de doğrudan etkilemektedir. Kanser konusunda başımıza ne geldiyse çok büyük oranda teknolojiden gelmedi mi zaten?

Wifinin Zararlarından Korunma Yolları

Her yerde olan bu ölümcül tehlikeden yüzde yüz kurtulmak için teknolojiden uzak bir taşraya kaçmayı deneseniz orada da sizi radyo sinyalleri, baz istasyonu sinyalleri veya hiç biri yoksa GPS sinyalleri bulacaktır. Bundan dolayı yüzde yüz izolasyon ve korunma olacağını düşünmüyorum. Fakat ne kadar tedbir alsak o kadar kardır düşüncesi ile aşağıdaki maddeleri uygulamada fayda olacaktır diye düşünüyorum.

  • Mutfakta, yatak odasında, çocuk odasında hatta hemen her yerde kablosuz yönlendirici kullanmaktan kaçının.
  • Telefonu vücudunuza yakın yerlerde tutmayın. Olabildiğince lazım olmadıkça cebinizde de taşımayın.
  • Eski usul her zaman iyidir. Eğer ki mümkünse evde kablolu telefon ve kablolu modem kullanın.
  • Kablosuz bebek monitörleri mikrodalga frekansı ile çalışmaktadır. Mecbur kalmadıkça kullanmamaya çalışın.
  • Kullanmadığınız sürece ve özellikle uyumadan önce wifi sağlayıcınızı kapatın.
  • Evinizde elektromanyetik emici özelliği olan malzemeler ve eşyalar bulundurun.

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: