Ankara Değil, Çankırı

Gün geldi, zaman çattı. Askerlik vaktidir bu vakit. Tanınan haktan faydalanarak bedelli olarak yapacağız askerliği fakat öyle 20 gün deyip geçmeyin. Bir ay boyunca şu güzelim teknoloji zamanında her şeyi arkada bırakıp gideceğiz. Psikolojik olarak yıkıldığım zamanlar bu arada… Ah o psikolojimi yıkan; kahrolması gereken fakat kahrolmayan, kahrolasıca insanlar!

Derken belgeler çıkarıldı, hedef Çankırı. Hayır Çankaya değil, Ankara değil, haritada yerini karıştırmayın, Çankırı!

Böyle ciğer sızlatan soğuğu ile Ocak ayının başında teslim olduk. Traş olmaya alışkın olmayan yüzüm, sabah 5’te olunan traş ve Çankırı’nın -12 derece havası, psikolojik yalnızlık. Hani böyle bir tokat yemedim yani ömrümce!

Gelelim güzel yurdumuzun güzel şehri Çankırı’ya;

Bu memlekette havaalanı yok ama uçak var, deniz yok ama gemi var. Nasıl mı? Mahrum kalmamak için hiçbir şeyden, dağın yamacına uçak koyup kütüphane yapmışlar, karada gemi yürüten Fatih’in torunlarıyız ya? Biraz ilerisine gemi koyup restaurant yapmışlar. Olmuş mu? Gidin görün, değer derim.

Haa… Tam gezmenin tadına varamazsam da taa Hitit dönemlerinden günümüze taşınmış Dünya’nın sayılı tuz mağarasını asla es geçmeyin. İçeride büyülü bir havaya kapılıyorsunuz. Nemden neredeyse tamamen arınmış bir ortamda nefes alıyor olabilmek, tadına doyum olmayacak bir soluma yaşatıyor insana.

Hemen akabinde Romalılar, Bizanslılar zamanından kalma, sağlamlığı ile meşhur olan kaleye giderek, taş şehri kuşbakışı izleme imkanına sahip oluyorsunuz. Ayrıca kalede ki tüneller de tarihi yaşamanıza imkan veren cinsten.

Kaleden inip saat kulesi, Buğday Pazarı Medresesi, eski yapılı sokakları gezip, tuzdan yapılmış dekoratif alış-verişinizi yaptıktan sonra Alpsarı Göletine doğru yola koyulmalısınız. İşte o gittiğiniz göletin etrafında bulunan köyün insanları tam 1700’lerden 1990’lara kadar İstanbul’da kayıkçılık yapmış insanlar! İyi ki varlar diyoruz.

Yemek ve konaklama tavsiyesi ne yazık ki veremiyorum. Pek cazip gelmedi açıkçası iki kategori de. Ankara’ya yakın olduğu ve sürekli ulaşım imkânı olduğu için bu da pek sorun teşkil etmeyecektir.

Diğer illerde görüşmek üzere 🙂

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: