Kapadokya

Benim hayallerimi süsleyen yer, hayallerimi yıkan yer… Kapadokya’ya dair çok planım vardı, gezmek, balon, güneşin doğuşu falan hikâye. O zamanlar düşündüğüm geleceğimin ilk adımı olacaktı. Çıkacağım en güzel merdivenin, en güzel basamağıydı. Haybeye harcadığımız hayatın, en acı hayali olarak kaldı.

Velhasıl düştük yollara, memleketim olan Malatya’ya yakın olmasının avantajı ile yol üstü gitmiş bulunduk.

Aslında ilk gidişimde hayallerim ile gözüm çatıştı. Mesela Peri Bacaları diye bir mekân, semt yokmuş. Doğal vadi oluşumları imiş. Ne kadar cahil ve bilinçsizce gittiğimi umarım anlatabilmişimdir.

Peki, bu muhteşem doğal oluşumlar nerede diye soracak olursanız Nevşehir merkeze 7 kilometrelik bir uzaklıkta bulunuyor. Peri Bacaları, Avanos – Ürgüp – Uçhisar’ın ortasında kalan vadilerde bulunuyor. Özellikle Ürgüp’ün Şahinefendi köyü içerisinde üç önemli vadi bulunuyor. Bunlardan bir tanesi olan Soğanlı Vadisi içerisinde çok sayıda Peri Bacaları bulunuyor.  Aynı şekilde Avanos ve Göreme arasındaki yol üzerindeki Paşabağ Vadisi’nde de bu doğal oluşumlar mevcut.

Burada gezerken genelde gökyüzü ile içli dışlısınız, çünkü hemen her yer doğal ve açık hava müzesi. Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Açık Hava Müzesi, Ihlara Vadisi, Uçhisar Kalesi, Güvercinlik Vadisi, gün batımının keyfini çıkarmak için ise Kızılçukur Vadisi gezilmesi gereken açık alanlardır.

Yer üstü kadar, yer altı da muhteşem yapılar var! 8 katlı inşası ile Derinkuyu Yeraltı Şehri, Hititler döneminden kalan Kaymaklı Yeraltı Şehri gezip görmeye ve özellikle tarih ve ciğer açan havasını solumaya değer yerlerdendir.

Balon meselesi nedir peki?

Eziyetin harikalara dönüştüğü olay bu balon işi. Parası yüklü, eziyeti zordur. Ama o ilk ateşleme yapıldıktan sonrası tadından yenmez.

Güneş doğmadan arabaların arkasına balonlar takılıp yola takırtı sesleri eşliğinde düşülür. O arkasında ki mini römorka balon takılı araçlar yanınızdan geçtikçe heyecanlanıyorsunuz. Aracınız varsa aracınızla, yoksa balon firmasının ayarladığı servisler ile gidiyorsunuz ve balon turu başlıyor.

Vadilere alçalıp tekrar yükseliyorsunuz ve güneşe “Merhaba” diyorsunuz. Balon geziniz bittikten sonra ise mini bir yeni gün kutlaması organizasyonu yapıyor balon firmaları. Evet, artık yeni güne bomba gibi giriyoruz!

Bu arada belirtmek isterim ki, balon turuna 1 gün katılmak yeter fakat o balonları izlemeye ömür yetmez. Belki de bıkmadan her gün gün doğmadan uyanır, o yolu gider, kahve eşliğinde yeni güne merhaba diyen balonları izler geri dönebilirim.

Buranın olayı sadece balon ve doğal oluşumları mı?

El sanatları da bir harika. Şöyle ki; çömlek yapımı. Çömlek yapan mütevazı dükkanın mütevazı insanlarına selam verince tezgâhın başına oturabiliyorsunuz. Şarap testisi, Hitit Güneşi meşhur çömleklerden.

Ne yenir?

Çömleği meşhur yerde tabi ki “Testi Kebabı” yenir. Sunum konusunda muhteşem olsa da, lezzet konusunda pek tatmin ettiği söylenemez.

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: