Kutlu Olsun Birinci Senemiz(niz!)

Birinci senemizi kutluyorum bugün. Kış kavunu, ballı muz, pilaki, pişmiş sarımsaklı haydari, tam yağlı beyaz peynir, bir büyük, el yapımı şalgam, bir sürahi su, iki servis tabağı, ikişer çatal-bıçak, 6 tane bardak, biraz hüzün, bolca özlem ve bir ben var masada. Çilingir sofrasındayım ama yok yok denemez, çünkü eksik var tabi ki. Sen mesela.

Bir duble kendime doldurdum, bir tek sana. Su doldurdum yavaşça. Su doldurdukça alkol oranı düştü, alkol oranı düştükçe beyazlamaya başladı. Su ile rakı ahenk ile dans ediyorlardı küçücük bardağın içinde. Sonra tek vücut oldular, bardağın içi beyazladı. Senelere direnemeyen saçım gibi ve direncini henüz tam kaybetmeyen sakalından hallice. Sularımızı da doldurdum, sen karışmayacaksın bugün hiçbir şeye! Aşçı da benim, garson da, saki de.

Şalgamı seviyorsun diye ağzına kadar tam doldurdum senin bardağını, dudak payını fazla bırakıp biraz da kendime. Servisi de ben yaptım, bir dilim peynir senin tabağına, bir dilim bana, bir yemek kaşığı dolusu pilaki sana, bir bana… Her şeyi eşit dağıttım. Dur! Başlama hemen, daha sürprizim var sana.

Eskilere olan tutkumdandır geçmişte kalmam. Geçen ay, bugünün şerefine 80 yapımı bir pikap bir de plak aldım; “Neşet Ertaş – Ölümsüz Türküler 2”. Pimini plağa değdirdim, cızırdayarak çalmaya başladı, çaldıkça ruhuma işledi. E haydi o zaman; birlikte yaşadığımız güzel günlere, başkasıyla yaşadığın ve yaşayacağın yeni günlerine, geçmişteki iki kişilik dolu dolu yaşamıma, şimdiki kalabalık içerisinde düştüğüm yalnızlığıma, göğüslerin sarkana, çizgilerin artana kadar güvendiğin gözünde ki, iki büklüm kalsan bile hiç değişmeyecek gözümde ki güzelliğine, beni sevdiğini ve ne olursa olsun vazgeçmeyeceğini söylediğin zamanlara, başkasını sevdiğini söylediğin geçen sene bugün yaşadığımız son güne, dudaklarının artık başkasının tenine değmesine, saçlarını başkalarının sevmesine, bana hasta görmeye gelmiş gibi kısa ziyaretine, başkalarına koca bir ömür sunmana, sen başkasını severken seni sevecek olmama… Şerefe!

Ben yine sendeyim, bugün ayrılığımızın birinci senesi, kutlu olsun (dün) gayem, (bugün) gailem.

* Başkası ile bugünlerde kutlayacağınız birinci seneniz de beni hatırla.

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: