Pazar-Teshir

Pazartesi sendromu gerçeğine inat, bu sabah çok güzel uyandım. Harika planlar yaptım ve güne başladım. Plan derken aklı selim bir insanın düşünemeyeceği veya düşünse dahi uygulamayacağı planlardan bahsediyorum. Günü yarılamışken tüm planlarımı yazıya dökmemin bir sakıncası yok diye düşünüyorum!

Pazartesi dahi olsa yeni bir güne uyandığım için dünyaya teşekkürlerimi sunup, kutlama yapacağım.

Bugün en sevdiğim kıyafetlerimi kombin gözetmeksizin giyeceğim. Mesela mor bir tişörtün altında mavi pantolon giyip, turuncu çizgili çoraplarımı da altına çekeceğim. Hatta kırmızı bir pelerin takacağım! Moru sevmemin sebebi; insanlar yaşlandıkça ve bilgeleştikçe mora olan tutkuları artarmış derler.

Gideceğim hiç bir yere yetişmek için acele etmeyeceğim. Geç kalsam dahi en yavaş hareketlerle ilerleyeceğim. Giderken etrafı izleyeceğim ve oksijene doyacağım.

Kahvemi sevmezsem dahi bol şekerli içeceğim. Yanına da çikolatayı konduracağım. Bol yağlı yiyecekleri ve ekmeği de unutmayacağım!

Günümün yarısından fazlasını yatağımın içinde geçireceğim. Debelenmek için harika bir gün olduğuna inanıyorum!

Telefonlarımı kapalı tutacağım, akşama kadar televizyondan uzak kalacağım. Sadece müzik çalarım olacak, en yüksek sesle müzik dinleyeceğim. Arada çılgınca dans bile edebilirim!

Çıplak bir şekilde saunaya gireceğim, tuvalete girerken kapıları kapatmayacağım. Gündüz güneşten D vitamini alacağım. Akşam ayı çimenlere uzanarak izleyeceğim.

Ay ışığı altında şarkı söyleyeceğim ve bu muhteşem manzarayı sundukları için galaksideki gezegenlere ve yıldızlara teşekkür edeceğim.

Evet sevgili sihirli lamba. İsteklerim ve planlarım bu kadar!

Bugünün dünden hiç bir farkı yok. Neyin teşekkürü bu?

Bu kıyafetle dışarı çıkarsan sana ne derler! Hele de o dokusunu sevdiğin saçma çoraplar! Aman Allah’ım! Saçmalama.

Heey! Geç kalıyorsun! Arabaya kadar koş, arabayı dikkatli şekilde en hızlı nasıl kullanabiliyorsan kullan!

Yemene dikkat et! Tatlı yemenin acı bir diyeti vardır unutma. Yağ mı? Asla!

Gün içerisinde uyumayı unut. Erken uyumayı da unut. Vaktinde uyumak için fırsat bulursan ne ala!

Telefonu kapatırsan iş nasıl yürüyecek? Faturaları ödedin mi? İş takibini yaptın mı? Sunumlar tamam mı? Müşteri raporları peki?

İşin stresi yüzünden kendini kaybetme. Hayır sesini yükseltme! Küfür? Küfür yok! Seninle konuşulmuyor Furkan!

Hayaller ve hayatlar arasında ki bağlantıyı kuramıyorum. Bugün planlarım olmamış olabilir, yarın mutlaka olacak! Profesyonel olarak saatlerce bu sendroma ürettiğim çözümleri anlatabilirim. Hatta anlattıklarıma da dinleyenleri inandırırım. Ama… Uygulama sıfır.

M. Furkan BAŞKAK

Olur da sorarlarsa; aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisi olmak için çabalayan fakat Çalışma Ekonomisi'nde de öğrenim gören, iki alakasız bölümlerden daha da alakasız olarak kalabalık bir firmada hayatını idame ettiren, araştırmayı, sormayı, dinlemeyi, gezmeyi, okumayı ve yazmayı seven biri dersiniz. Yetmezse Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: