İnsanları Kendinize Çekin

İnsanların nasıl düşündüklerini bildiğim zaman sistemi sarsacak girişimler ve yaklaşımlar oluştururum, ki önemli olana dikkat çekebileyim.

Ben liderliğin bir ayrıcalık olduğuna ve tüm insanların, yaptıkları iş aracılığıyla olumlu bir fark yaratma konusunda doğuştan gelen bir arzuya sahip olduklarına inanıyorum. Her insanın, katkıda bulunma fırsatına sahip olduğunu hissettiği bir kültür yaratarak insanların büyük işler başarmalarını sağlayabilirsiniz.

Böyle bir kültür yaratmak için de işe güvenle başlamalısınız, insanlara ulaşmak ve onlarla güven ilişkileri kurmak size son derece doğal bir fikir gibi görünebilir; peki ama bunu nasıl yaparsınız? Aşağıda; insanlara onlara güvendiğinizi ve onlara önem verdiğinizi göstermenin toparlayabildiğim yedi yolunu okuyacaksınız:

1.  İnsanların katkıda bulunmak istediklerini bilin.

İnsanların yüzde 99,9′unun işe iyi bir şeyler yapmak ve gerçekten çalışmak için geldiklerini bilin. Bu nedenle her gün işe, çalışanlarınız için böyle düşünerek ve böyle oldukları için onları takdir ederek gitmelisiniz.

Siz insanlara güvenmezseniz onlar size niçin güvensinler? Bu süreç, başarının özü olarak tanımladığımız formülle başlar; yani insanların becerilerinin geliştirilmesiyle. Çalışanlarınızın doğru ve gereken becerilere sahip olmalarını sağladığınız zaman müşterileriniz daha mutlu olurlar ve siz de daha fazla para kazanırsınız.

Oysa pek çok şirket önce parayı düşünerek işe yanlış noktadan başlarlar.

2.  Herkesin önemli olduğunu gösterin.

Her insanın kendini değerli hissedeceği bir kültür yaratın. İşe başarılı olmak için gelen insanlara kendilerini kanıtlayabilecekleri alanlar oluşturup o alanlarda sorumluluklar vererek taktir etmek insanlara başarabilme duygusunu yaşatır ve hem işe hem lidere bağlılığını arttırır.

3.  Ne kadar bilirlerse o kadar önem verirler.

Becerilerine güvendiğinizi insanlara göstermek için bildiklerinizi onlarla paylaşın. Wal-Mart’ın kurucusu Sam Walton, işle ilgili bütün bildiklerini paylaşmak için çalışanlarıyla sık sık cumartesi toplantıları yapardı. Bir keresinde “Ne kadar bilirlerse o kadar anlarlar. Ne kadar anlarlarsa o kadar önem verirler. Önem verdikleri zaman da hiçbir şey onları durduramaz. Eğer neler olup bittiğini paylaşacak kadar çalışanlarınıza güvenmiyorsanız onlar da sizin gerçekte onları birer ortak gibi görmediğinizi anlayacaklardır” diye yazmıştı. İnsanları daha iyi tanımak ve ne düşündüklerini anlamak için “Benim görevimde siz olsaydınız ne yapardınız?” sorusunu sorun.

4.  Bilgi edinmek için sorular sorun.

İnsanları daha iyi tanımak ve ne düşündüklerini öğrenmek için sorular sorun. İnsanların zihinlerine girin. Yalnızca her gün birlikte çalıştığınız insanlara sormakla yetinmeyin. Sizin astlarınıza bağlı çalışanlarla da bir parça zaman geçirin. Bu fikri; müşterilerinize, danışanlarınıza, hatta gerçekleştirmek istediğiniz hedeflerle bir parça ilgisi olan herkes için uygulayın.

5.  Duyarlılıkla hareket edin. 

İnsanların ne düşündüklerim öğrendikten sonra onlara önem verdiğinizi göstermeniz gerekir. Siz ekibin yıldızı olabilirsiniz, ama yanınıza alabildiğiniz kadar çok sayıda ekip arkadaşınızı da almalısınız; onların da başarılı olmalarına yardım etmelisiniz. Gözünüzü sadece kendi performansınıza değil çevrenizdeki herkesin performansına diktiğiniz zaman tüm o kolektif yeteneğin gücünü harekete geçirirsiniz.

Eğer siz büyük işler başaran biriyseniz güzel; ama bu sizi ancak belli bir noktaya kadar götürür. Oysa bir ekibin ya da işletmenin büyük hedefler gerçekleştirmesine yardımcı olabilirseniz birlikte başarabileceklerinizin sınırı yoktur. Bunun olmasını sağlamak lider olarak sizin görevinizdir.

6. İnsanları lider olarak yetiştirin.

Aslında bu maddeyi açmamız gerekiyor. Size David C. Novak’ın 4 uçlu parametresini kendi ağzıyla sunayım;

I)  Sizin gelişiminiz her şeyden daha önemli.

Başarıya giden yolda ilerliyorsunuz. Biz size her gün birey olarak öğrenmeye ve gelişmeye devam etmenizi sağlayacak araçları veriyoruz. Her yıl ortasında koçunuzla birlikte kişisel gelişiminizi en iyi şekilde sürdürmenizi sağlayacak bir plan yaparsınız. Buna Özü Sözü Bir Olmak 360 Derecelik Anketimizle başlar; Nasıl Yönetiriz ve Birlikte Nasıl Kazanırız kriterlerimizden; bunların yanı sıra koçların, eşdüzeylerinizin, müşterilerin ve astlarınızın bakış açılarından yararlanırsınız. Bu sizin, performansınızı güçlendirmenize yardım eder. Bu geribildirimi kullanarak. Yum! potansiyelinizin tümünü değerlendirmenizi sağlayacak deneyimle öğrenmeye odaklı sağlıklı bir gelişim planı oluşturabilirsiniz.

II)  Yolu gösterin. 

Yum!’da herkes bir liderdir. Lider yetiştirme programımız. Nasıl Yönetiriz anlayışımız çerçevesindeki temel beceriler ve özellikler üzerine kurulmuş olup başarılı olma ve olağanüstü sonuçlar elde etme yolunda karşınıza çıkacak engelleri kaldırma konusunda kendinize ve başkalarına koçluk yapmanıza odaklanır. Elektronik öğrenme, sanal sınırlar, gözetmen desteği ve geliştirici araçların birlikte kullanılmasıyla her çalışan kısa sure içinde kendi hedeflerini gerçekleştirecek doğru araçları ve süreçleri nasıl uygulayacağını öğrenir.

III)  Akıl hocalığı. 

Herkes profesyonel olarak gelişebilir ve başkalarına da kariyerlerinde koçluk desteği verebilir. Akıl hocalığı ilişkileri fikirlerin paylaşılması, yeni becerilerin denenmesi, risklerin alınması, liderlik becerilerinin geliştirilmesi ve değerlerle stratejilerin Olağanüstü Sonuçlara dönüştürülmesi için güvenli ve destekleyici bir ortam yaratır.

IV) Yum! Üniversitesi (YU).

Biz çalışanlarımızın, her turlu çabada başarılı olmak için gereken ana kavramları anlamalarına yardımcı olmak için Yum! Üniversitesi’ni kurduk.

Ne kadar bilirlerse o kadar anlarlar.Ne kadar anlarlarsa o kadar önem verirler. Önem verdikleri zaman da hiçbir şey onları durduramaz. Eğer neler olup bittiğini paylaşacak kadar çalışanlarınıza güvenmiyorsanız onlar da sizin gerçekte onları birer ortak gibi görmediğinizi anlayacaklardır.

Burada etkili bir şekilde liderlik ve yöneticilik yapabilmek için gerekli olan yaklaşımları öğretiyor ve araçları sunuyoruz. Yum! Üniversitesinin odak noktası; şu üç ana alanda toplanmıştır: Liderlik Mükemmelliği Çalışanlarımızın her biri kendi Yum! Alanında olağanüstü sonuçlar elde etmek ve ayrıca hem kendilerine, hem de ekiplerine koçluk yapmak, kendilerini ve ekiplerini geliştirmek için çaba gösterir. Destekleyici araçlarla birlikte verilen kurslar her düzeyde becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. Kültür mükemmelliği. Takdire dayalı; gelişime ve olağanüstü performansa odaklı küresel bir kültüre sahip olmak başarımızın sürekliliği açısından zorunludur. Yum! Üniversitesinin kursları ve araçları; her gün Birlikte Nasıl Kazanırız ilkelerimizi hayata geçirmemizde ve Olağanüstü Sonuçlar Elde Etme anlayışımızı sürdürmemizde bize yardımcı olur. Birimlerde Mükemmellik. “Dünyayı doyuran bir numaralı küresel şirket” olmak; tüm birimlerde mükemmellik üzerinde keskin bir odaklanmayı gerekli kılar. Yum! Üniversitesinin kursları, bir numaralı restoran genel müdürü olma felsefemizi destekler; kritik becerileri ve süreçleri öğreterek, destekleyici araçları sağlayarak ve işletmenin tüm birimlerine yayılan anlayışlarımızı pekiştirerek Başarılı Restoranlar işletmemiz konusunda bize yardımcı olur.

7.   Başarıyı takdir edin.

Takdir, güçlü bir motivasyon unsurudur. Ben insanları bir pazarlamacı gibi yönetirim (Pazarlama geçmişim var). Aklımı yönettiğim insanların aklının yerine koyarım; onların algılarını, alışkanlıklarını ve inanışlarını anlamaya çalışırım. İnsanların nasıl düşündüklerini bildiğim zaman sistemi sarsacak girişimler ve yaklaşımlar oluştururum, ki önemli olana dikkat çekebileyim. Örneğin; takdirin evrensel bir değeri olduğunu, herkesin takdir edilmekten hoşlandığını bildiğim için bu konunun şirketimizde öncelikli olmasını sağlarım. Takdir; görmek istediğiniz davranışları pekiştirmenin güçlü bir yoludur.

Akıl hocalığı ilişkileri fikirlerin paylaşılması, yeni becerilerin denenmesi, risklerin alınması, liderlik becerilerinin geliştirilmesi ve değerlerle stratejilerin olağanüstü sonuçlara dönüştürülmesi için güvenli ve destekleyici bir ortam yaratır.

Sen Ne Düşünüyorsun?