Adam ve Adamcılık Farkları

Yönetici olarak çalıştığım firmada kendimi geliştirdiğim kanaatine vararak bir üst kademe için açılan boşluğa başvuru yaptım. Başvuru sonrası alımlar kademeli olarak devam eden bir süreçten sonra sağlanmaktadır. Kademelerin ilki ön eleme, bu aşamada insan kaynakları uygunluk portföylü çıkarıp, istedikleri kriterlere yakın olan CV’leri sonraki aşamaya yönlendirmektedir. İkinci aşama yazılı sınav aşamasıdır, bu aşamada analitik ve pratik zeka gerektiren sorular yer almakta ve başarılı olduğun taktirde kendi başarın ile bir sonraki aşamaya geçmiş olursun. Sonra ki aşama ise değerleme kriterinin tam olarak ne olduğunu bilmediğin bir süreç. Role play ve şirket için önem sıralamalarının yer aldığı bir aşama. Ve en son olarak geribildirim süreci…

Başvuru yapıp ilk aşamadan geçtikten sonra yazılı sürece dahil edildim ve bu süreçte en yüksek puanlar arasında yer aldıktan sonra role play ve sıralamaların olduğu assasment sürecine girdim. Hepiniz biliyorsunuz ki mühendislik eğitimi almış, sözel hiç bir zekası olamayan tamamen sayısal bir kişiliğim bulunuyor. Yani bu aldığım eğitimi zamanı gelince hunharca kullanmam gerekiyor. Merak etmeyin öyle de yaptım. İnsan yaklaşımından uzak tamamen analiz üzerine bir süreç geçirdim. Hatta odadan çıktığımın hemen sonrasında “keşke sayılardan ziyade birazda insan odağım olsaydı.” gibi bir öz eleştiri yaparak, süreç sonucunu kendimce %55 olumlu %45 olumsuz olarak değerlendirdim. Sürece dahil olan rakiplerim ile de “neler oldu?” sorusunun cevaplarını ve yaptıklarımızı paylaşıyoruz tabi. Tek analiz yapan kişiyim diyebilirim. İçim de bir umut, ama nasıl bir umut…

Gelelim komediye; bir hafta sonra açıklayacağız dedikleri süreç 15 gün sonra açıklandı. Aldığım geri bildirimde ki diyaloğu harfiyen yazıyorum;

– Merhaba Furkan, süreçte kendini yeterli buldun mu?

+ Merhaba, süreç olduğu için heyecanın etkisiyle mutlaka gözden kaçırdığım şeyler olmuştur fakat bunu iş hayatında daha profesyonel yaklaşımlarla çözerim dediğim şeyleri göz ardı edemedim.

– Evet, bizce de heyecanın etkisi büyük oldu…

Konuşma bu şekilde uzar giderken, sonuna doğru gelelim;

– Analiz yönünden yetersizdin.

+ Omg.. Hımg.. Tam olarak hatamı öğrenebilir miyim? Atladığım yerler mi oldu?

– Evet, yüzdelik bir sorun vardı çözümlemen gereken, hatırlıyor musun?

+ Evet, diğer giren arkadaşlarımın 30.000 TL maliyet ile çözümlediği, benim tek kuruş harcamandan çözümlediğim.

– Orada beklediğimiz iki cevap vardı.

+ Evet.

– Birincisi verimlilik.

+ Evet.

– İkincisi maliyet.

+ Evet.

– Verimlilik hesabın gerçekten etkileyiciydi. Beğenerek izledik.Maliyet hesabında ise diğerlerinden farklı adımlar atarak, kendine özel yol ile durumu çözümledin.

+ Evet?

– Ama yetersizdi.

+ Müsaadenizle, süreç için sağ olun. İyi çalışmalar.

– Bir sonra ki süreçte görmek iste…

+ Hahaha.. Hoşça kalın..

Süreç sonunda benimle birlikte giren 6 arkadaşım aynı şekilde komik geri bildirimler alarak göreve yerleştirilmemişir. Ve hepimiz “bu kadar kötü müyüm?” psikolojisi ile 1 hafta ölü pozisyonda iş hayatımıza devam ediyoruz.

Peki neden dersiniz? Çünkü piyasada adam değil, adamcı aranıyor.

Sen Ne Düşünüyorsun?